Evliliğin Olmazsa Olmaz Şartı: Takva

Evliliğin Olmazsa Olmaz Şartı: Takva

 

Evliliğin Olmazsa Olmaz Şartı: Takva

Evlilikler sadece ve sadece Allah'ın hükümlerini uygulayarak devamlılığını mutlu bir şekilde devam ettirir. Karı koca arasında mutlu ve uyumlu olmanın tek formülü takvalı olmaktır. Eğer birtakım sorunlar varsa bunun nedeni, eşlerin kendilerini iyi yetiştirmemelerinden kaynaklanmaktadır. Üstün ahlaki özellikleri kendisinde toplayan, kötü sıfatları da ruhundan uzaklaştıran eşler, birbirine karşı daha saygılı ve daha anlayışlıdırlar.

Dolayısıyla hem kadın ve hem de erkek mutlu birliktelik için takvalı olmalıdır:

Takvalı erkek; sadece helal mal kazanmaya çalışır ve haramdan vahşi bir hayvandan kaçtığı gibi kaçar. İş ortamında çalışanlarına yahut iş arkadaşlarına haksızlık etmez, herkes ondan hoşnuttur. Kazandığı malı cimrilik yaparak sadece kendisi için biriktirmez, ailesinin refah ve rahatlığı için harcar.

Takvalı erkek; işten ayrıldıktan sonra evine gelir, zamanının çoğunu hep başkalarıyla geçirmez, evinde onu bekleyen eşi ve çocuklarına koşar. Sürekli biran önce eve varmak ve ailesinin yanında yer almak ister. Eve geldiğinde tüm sıkıntı ve sorunlarını kapının dışında bırakır, kapıyı açan eşine güler yüzle selam verir, hal hatırını sorarak onunla ilgilendiğini gösterir. Hanımının gün boyu zahmetlerinin kıymetini bilerek teşekkür eder, çocuklarıyla oynayarak, her zaman ailesini mutlu etmeye çalışır.

Takvalı erkek; ilim, kültür ve erdeme önem verir, ailesiyle ilmi sohbetler eder, Allah'ın hükümlerini ve yasaklarını açıklar, çocuklarını İslami bir eğitim üzere terbiye etmeye çalışır. Eşinin de takvalı olması ve İslami öğretileri bilmesi için uğraşır.

Takvalı erkek; sadece kendi eğlencesini düşünmez, eşini yalnız bırakarak sürekli arkadaşlarıyla vakit geçirmez, hanımı ve çocuklarını da gezdirerek onların eğlenmelerini sağlar.

Takvalı erkek; eşinin ailesine karşı saygılı ve hürmetlidir. Onların hatırlarını sorarak evine davet eder, bu hususta eşini kısıtlamaz. Toplum ve akraba ilişkilerinde her zaman ahlak, görgü ve edep kurallarına riayet eder.

Takvalı kadın; her şeyden önemli çok iffetlidir, ismet ve dürüstlüğünü asla kaybetmez. Eşi olmadığı zaman başkalarına kendisini göstererek onlarla asla konuşmaz.

Takvalı kadın; onun için sabahtan akşama kadar zahmet çeken kocasının değerini bilir, kadir kıymet bilerek teşekkür eder, işten geldiğinde huzurlu bir ortam yaratarak onun rahatlamasını sağlar.

Takvalı kadın; çocuklarına sinirlenmez, kocasının yanında sesini yükseltmez, çocuklarının iyi terbiye görmesini sağlar. Evin temizliğini yapar, yemeğini hazırlar.

Takvalı kadının en büyük özelliği sevgidir; O eşini ve çocuklarını çok sever, en büyük hedefi de Allah'ı sevmektir, bunun için ibadetinde aksaklık etmez. Kocasının ve çocuklarının da Allah'a kulluk yolunda ilerlemesi için çalışır.

Takvalı kadın; kocasını zora sokmaz, üstesinden gelemeyeceği isteklerde bulunmaz, hiçbir zaman kocasıyla kavga etmez, bazı hatalarını görmezden gelerek, sürekli ona gülümser.

Takvalı kadın; kocası işe gideceği zaman kapıyı açar, onu güler yüzle yolcu eder, geldiğinde de aynı şekilde güler yüzle karşılar. Gün boyu onu özlediğini ve biran önce eve gelmesini beklediğini belli ettirir.

Takvalı kadın kocasında tek bir şey ister; Allah'ın emirlerini uygulamayı ve özelliklede eve haram lokma getirmemeyi.

Takvalı kadın; kocasının ailesine önem verir, kendi ailesi gibi severek saygı ve hizmette kusur etmez.

İşte bu özelliklere sahip kadın ve erkek örnek bir ailedir, ilahi insanlar, Allah'ın sevdiği kullardır. Böylesi bir eve hiçbir zaman şeytan giremez ve karı koca arasına mutsuzluk salamaz. Bu evde büyüyen çocuklar da ilahi insanlar olur, edepli, saygılı, milletine ve topluma faydalı fertler olarak büyür.

Takva Elbisesi

"Kadınlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz." Bakara -187.

Elbise, örtünme ve korunma aracıdır. Karı-koca arasındaki ilişki de tıpkı böyledir. Her biri, karşı tarafın üzerine örtü çeker, onu korur. İslâm, insan denen şu varlığı bütünü ile ve olduğu gibi ele alır, onun yapısını ve fıtri karakterini aslına uygun biçimde kabul eder ve bu realist yaklaşım içinde elinden tutarak onu bütünü ile yüceliklerin zirvesine tırmandırmaya çalışır. İşte bu bakış açısı ile insana yaklaşan İslâm, kanın ve etin atılımını anlayışla karşılayarak üzerine bu tatlı soluğu üfler ve bu nazik örtüyü örter.

Ayetin orijinalinde geçen "libas" kelimesi elbise anlamına gelir. Kuran'ı Kerim eşleri birbirleri için elbise olarak nitelendirmesi, istiare sanatına örnek oluşturmaktadır. Elbise insan için en önemli ihtiyaçlardan biridir zira birçok faydası bulunmaktadır. Yüce Allah kadın ve erkeğin birbirleri için elbise gibi oldukları ve bu şekilde elbisenin faydalarını da birbirlerine yansıtmaları gerektiğini buyurmaktadır. Eşlerde elbise gibi birbirlerine şöyle olmalıdırlar:

1- Elbise insanın ayıplarını örter, öyleyse eşlerde birbirlerini ayıp ve kusurlarını örtmeliler, sadece örtmekle kalmayıp, o ayıpların aşikâr olmasının da önünü almalıdırlar. Eşlerden her biri ötekisini günahların peşinden gitmekten alıkoymalı ve olumsuzluğu türünün fertleri arasında yayılmasının önünü almalıdır. Şu halde eşlerin her biri eşinin ayıbını perdeleyen bir giysi konumundadır.

2- İnsan elbisesiyle çok yakındır, karı kocada birbirleriyle çok yakın olmalıdırlar. Başkaları aralarında olup bitenden haberdar olmamalıdırlar.

3- Mevsimlere göre insanın elbisesi de değişmektedir, soğuk havalarda kalın sıcak havalarda ince elbise giyilir. Eşlerde birbirlerinin değişen psikolojik durumlarına göre kendileri de değişmelidirler, birazda görmezden gelmeli, anlayışlı olmalı ve üzerine gitmemeli. Eğer erkeğin psikolojisi bozuk ve çok sinirliyse kadın sakin davranmalı, eğer kadın çok yorgunsa erkek anlayış göstermeli.

4- Elbise insanı sıcaktan ve soğuktan korur. Eşlerde birbirlerini günaha düşmekten korumalıdır.

5-Elbise insanın vücudunu sıcak tuttuğu gibi, eşte evi sıcak tutmalı, onun bulunmasıyla aile sıcak bir yuvaya dönüşmeli.

6- Elbisenin insan için süs ve ziynet olması gibi eşlerde birbirleri için ziynet olmalıdırlar.

7- Yüce Allah ayette kadın ve erkeğin birbirleri için karşılıklı elbise olduklarını buyurdu, bundan da kadın ve erkeğin eşit oldukları, kimsenin kimseden üstün olmadığı anlaşılmaktadır.

8- İnsan kendi istediği, beğendiği ve sevdiği elbiseyi alabildiği gibi, evlenecek olanlar da eşlerini kendileri seçmeli. Başkasının zoruyla sırf o istiyor diye evlenmek olmaz.

9- İnsan elbise alacağı zaman kendisine yakışan ve dengi olan elbiseyi alır. Evlenecek olanlarda karşı tarafın kendisinin dengi/küfüv olup olmadığına dikkat etmelidir, kadın ve erkek birbirlerinin dengi olmalıdırlar.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER